İnsana Yolculuk

İnsana Yolculuk
www.norradyo.com

15 Mayıs 2013 Çarşamba

YENI SEYLER SOYLEMEK LAZIM


16 yasimdaydim Kumkapi'dan Bakirkoy'e tasindigimizda.
Karsi komsularimiz Turkan abla ve Mehmet agabeydi.
Mehmet abinin anlattiklarini dinlemeyi cok severdim.
12 Eylul'de torba torba kitabini apartmanin kazaninda yakmak zorunda kaldiginda cok uzulmustum…
Beni korumak adina tek bir kitabini vermemisti okumam icin.
Sadece anlatirdi.
Cevremdeki herkesten farkliydi.
Kavramlardan, ideolojilerden bahseden tanidigim ilk insandi.
Her sohbetimizde yeni birseyler ogrenirdim kendisinden...
Bu sohbetlerimizden birinde bana Marksizmi, komunizmi anlatiyordu.
Dinliyordum saygiyla, yutarcasina soylediklerini.
Beynimse durmadan sorular soruyordu her anlattigina dair.
Sorularimdan birini sesli dile getirdim: 
Iyi guzel soyluyorsun Mehmet abi ama ya basa gelen insan kotu biriyse? Kendi ic dunyasinin yansimalari olmayacak midir uygulamalari? Kotu insanlar kotu seyler yaparlar…
O ise "Devrimin yakin oldugu" hayalleriyle sarmalanmis hayranligini aktarmaya devam ediyordu bana, komunist sistème dair…
Cocuk yasta sordugum bu soruyu sormaya omrum boyunca devam ettim...
Cahildim, hicbirsey bilmiyordum ideolojilere dair. Icimdeki bir sesti, bir sezgiydi bana konusan.
Yillar sonra Stalin'in halkina yaptiklarini ogrendigimde, Soljenitsin'in Gulak Takim Adalarini okudugumda hakli ciktigima uzulmustum…
Hakli cikmak buyuk bir sorumluluk yukler insana...
Sezgilerinizin birseylerin belirtisi, hatta cogu zaman gercegin seslenisi oldugunu deneyimlemis olmaktan gelen bir urpertiyle yasarsiniz surekli…
Sussaniz susamazsiniz, konussaniz anlasil(a)mazsiniz…
Gercegi anlatmaya, bulmaya dairse hissettiginiz tum sorumluluk, susmalarda kalmaniz cok zordur.
Cunku susmanizin, insanliga ihanet olduguna inanirsiniz.
Ve; "Yazmaya devam." dersiniz…
Yeni birseyler soylemek uzere cikarsiniz yola yeniden…



Anjel Dikme
6-5-2013
Paris
4:08

Yine, yeniden Kurd halkina seslenirim bilincli bir israrla…


Kurd aydinlarina ve Kurd halkina mektubumdur yazima aldigim olumsuz tepkilere cevaben yazma geregi duydum bu yazimi.
Soyle demis yorum yazan bir arkadas:
"Anjel Dikme gibi akli basinda bir aydinin boyle bir yazi yazmasini gercekten anlayamadim... Eger Kurd halkini Turk devletinin (ozellikle Osmanli veya Turkiye yazmamak lazim cunku onlarda devletin devamliligi soz konusudur) suc ortagi goruyorsa buyuk bir yanilgi ve insafsizlik yapmis... Turkun Kurdleri katliam tarihi soykirimdan da oncelere dayanir ve Turklerin o donemlerde kimlere neler vaaddetigi ve kimleri kullandigi da ortadadir...

Benim icin bu yazi hergun gordugum katili birakip mazlumun yakasina yapisan anlayistaki onlarca yazidan birisidir, belki biraz kibarca yazilmisi... Yahudi genocide siriasinda bir cok yahudi caninin bagislanmasi karsiliginda kendi soydaslarina zulum yapmak zorunda birakilmisti... yahudileri, yahudilere yapilan soykirimin suc ortagi mi gorecegiz? Bugun korucular devletle is birligi icinde, benzer asiretler vaadlerle kurdluge ve kurdistana ihanet icinde ne diyecegiz? Yazinin basligi "KURD HALKINA VE KURD AYDINLARINA" olunca daha da vahim... sorumlu Kurd halki ve aydinlari mi? Soykirimda Alman emperyalizminin rolu, kandirilmis Kurd asiretlerinin rolu, onun rolu, bunun rolu derken Ittihat ve Terakki nin rolunu, Turk ve devletinin rolunu konusmaz olduk... simdi tek derdimiz yuz yildir sosykirima ugrayan Kurd ulusunun soykirima ulus olarak ortak oldugunun ispati mi?
Anjel beni bu yazisiyla hayal kirikligina ugratti... onun gibi aydinlarin gorevinin mazlumlarin arasinda derin ayriliklar yaratmak degil, en ufak bir ayriligin uzerine aydin bilinci ile gidip gidermektir..."

Cevap olarak sunu yazdim kendisine:
X arkadas merhaba.
Lisede edebiyat hocamiz okumamiz icin bir metin verirdi ve daha sonra ilk sorusu su olurdu: "Yazinin ana fikri nedir, kim anladi?" Parmaklar kalkardi, genelde 60 kisilik sinifta bilen 1 ya da 2 kisi olurduk.
Bir yazinin ana fikrini anlamayanlara ne not verirdi ne de soz hakki. Edebiyat ogretmenimin yolunda giderim ve prensip olarak yazilarimin ana fikrini anlamayanlara cevap vermem.
Bugun bir ilk yaparak size yaziyorum . Zeki ve iyi niyetli oldugunuzdan suphem olmadigindandir bilesiniz.
Sizden ricam yaziyi onyargisiz tekrar okumaniz.
Ana fikri dogru degerlendirdiginizde , diger elestirilerinize dair dusuncelerimi de seve seve belirtirim.
Hadi gelin size bir tuyo vereyim. Degerli dostum Dilvin Semizer hocamin yorumu size isik tutsun.
Bosuna degildir yuregine kurban olmam. Simdi bir de aklina hayran diyecegim Dilvin hocama... :))
Cevaben su geldi:
Sayin Dikme,

"Yazinizin ana fikrini cok iyi anladigimi ve cevabimi da zaten o "ana fikre" karsi verdigimi cok iyi biliyorsunuz. Ama cevap vermek yerine "edebiyat" yaparak hakareti seciyorsunuz... Yuzlerce Kurd insani yazdiklarinizi ayni sekilde anladi... Herkesin zekasiyla alay edeceginize cevap verebilirdiniz. Bakiniz, sizin edebiyat hocaniz anlattiginiza gore bir zalimmis... neden? Anlamayana ne not verirmis ne soz hakki... Bu mudur cevabiniz? Bu mudur gercekten 22 saat sonra yazacaginiz?

Ben bir Kurd degilim, Ermeni de degilim... on yargima da yok. Ama on yargi sizin satirlarinizda sakli bu cok net goruluyor. Zaten "ana fikrinizi" vurgulamak icin "Kurd aydinlarina mektubumdur diye baslik attim cunku yillardir kendilerine sormayi istedigim tek bir sorum var." diye de vurgulamissiniz ve yazdiklariniz cok net. Benim gibi ana fikir yakalamakta zorlanacaklar icin bile cok net. Bugun Ermeni soykirimini taniyan, bu buyuk gunaha karsi cikan, ozur dileyen, tanzimini savunan Kurd aydinlarinin 30-40 yildir TC devletinin zalimligi neticesinde bu noktaya geldigini mi ima ettiginizi anlamadim? Yoksa Kurdlerin ulusal olarak bati ermenistani yutabilselerdi bu soykirimin uzerine yatabilecek bir millet olduklarini ima ettiginizi mi anlamadim? Siz soyleyin, aciklayin su son paragrafinizi da ben yanilgilarimi su yazdiginiz dili cok da iyi anlamayan birisi olarak bu sefer "ana fikri" yakalayabileyim."

Benim ikinci cevabimi da sizlerle paylasiyorum.

Ben sizin kadar cabuk degilim diye kizmayin lutfen... 
Ermeni, Turk, Kurd degilsiniz bilirim... Laz halkindansiniz...
Sorumu Kurd aydinlarini ve halkini baz alarak sormam bu sorularin tum insanliga sorulabilecegi gercegini gozden kacirmaniza neden olmus.
Onlara sordum cunku onlarla komsuyduk asirlardir.
Onlarin bu soruma verecekleri samimi cevap tum halklari olusturan bireyler icin ogretici ve yol gosterici olacaktir.

Yazimin altinda ekte verdigim 1915 Ermeniler, 2015 Kurtler??? 2115 Turkler??? Ya sonra kimler??? baslikli yazimla baglantilidir dusuncelerim. Ana fikrin ruhunda tasidigim endisemi dile getirir.
Daha basit, acarak anlatayim.

Beni tam da ilgilendiren; sizin de belirttiginiz gibi aydin sorumluluguyla dogru sorulari sormaktir.
Canimizi acitsa da, tokat gibi gelse de, insana dair dogru sorulari sorarak, dogru cevaplarla cozume varabilmektir.
Yazimda bir cumle var: "Neden birileri cani pahasina korurken komsularini, digerleri oldurur, katleder?"
Neden????
Cevabini aradigim soru budur.
Neden basimiza gelmeden baskalarinin acilarini icsellestiremeyiz?
Neden???
Neden birisi sehit, digeri terorist cenazesidir???
Oysa bu kulunuz icin sadece genclerdir olenler...
Korpecik canlardir yitenler...
Ruhlarimizin derinliklerindeki hangi karanliklar ya da aydinliklar belirler davranislarimizi?
Neden vicdanla muhakeme bazilari icin insan olmanin bas sarti iken, bazilarinda sadece "kendinden olanlar" icin vazife basina gecer?

Mazlum halklar demissiniz...
Kimdir mazlum halk?
Yahudi soykirimini yasamis olan, Israil'in Filistin halkina yaptiklari ortada dururken, su mazlum halk kavramina cok da guvenmem.
Neden mi? Bilirim ki gucu ve iktidari eline geciren 'mazlum' zaliminden daha zalim olabilecek...

Tarih bunun ornekleriyle dolu.
O halde bizlerin birey olarak; yeryuzunde yasanan her olayda kendi sorumlulugumuzun bilincine uyanmamiz gerek diye dusunurum.

Liderlere, sistème, dine, ekonomik, sosyal kosullara sucu atarak kacmak kolayciligina dusmeden yasanan her sucta her bireyin sorumlulugu oldugunu bir kez daha ustune basa basa soyluyorum....

Simdi sizden ricam yazimin ana fikrine samimiyetle cevap vermenizdir...


Su ana kadar hala cevap gelmedi. Belki dusunuyordur hala. Belki daha cok kizmistir bilemiyorum.


Yeniden ve inatla soruyorum sorumu: Bunca acilari yasamasaydiniz, anlatacak miydiniz Ermeni komsulariniza yaptiklarinizi?
Bu cok onemli bir sorudur canlar. Hepimiz icin.
Kurd halkinin da dunyaya, insanliga birligin yolunu gostermek icin secilmis halklardan biri  olduguna inanirim. Iste tam da bu nedenle onemlidir bu cevap. Insanlik icindir onemi, ben kulunuz icin degil iyi anlayin lutfen...
Bana ya da baskasina soylemek zorunda degilsiniz. Siz bilin yeter  cevabinizi…
Aslolan ic dunyanizin sesidir. Gercek orada saklidir. Seslenir size tum ciplakligiyla, duymak icin aciksa ucuncu gozunuz…
Bu soruya "Evet soylerdim…Acinizi hissederdim ve utanirdim insanligimdan." diyebilenler insa edecektir insanoglunun, hepimizin ozlemi olan; baris, esitlik ve emegin ozne olacagi gelecegini…

Simdiden selam dururum sizlere canlar…
Bu cevabinizla umut degil, umudun  ta kendisisiniz bunu da bilesiniz…

Anjel Dikme
2-5-2013
Paris
23:46


Newroz Gazetesi, Hur Bakis ve Aykiri Dogrular'da yayinlanmistir.

KURD HALKINA VE KURD AYDINLARINA MEKTUBUMDUR


"Ne  var idi ise, olacak odur; ve ne yapildi ise, yapilacak odur, ve gunes altinda yeni bir  sey yok."
Eski ahit:VAIZ Bap 9


2002 yilinda Paris'e goctum…
En zoru dilsizlikti; kirk yil yatirimini entelektuel birikimine yapan  ben icin…
Kagit yok, calisma hakki yok, formasyon hakki yok.
Oturdugum semtin belediyesinin verdigi dil kursuna katilmak tek secenegimdi.
Pazartesi ve persembe aksamlari iki saatlik bu kursa yazildim…
Sinifta her ulkeden insanlar vardi.
Hayatin garip bir cilvesi ilk Fransizca ogretmenim Ermeni asilli, ailesi Bursa'nin Cengeltsi  koyunden bir insandi; madam Sarkisyan.
Ilk kitabimda yer alan "Nedir Diaspora?" baslikli yazimin kaynagi olan roportajimi  yaptigim kisidir…
Bu kursta Turkiye'li- Kurd asilli insanlar da vardi.
Zohre bunlardan biri idi…
Bir aksam kurs bitiminden sonra  otobus duraginda  beklerken Zohreydi ilk konusan.
Fransizca, ogrenmesi cok zor olan bir dil oldugundan sikintiliydi.
-Ne isimiz var burada? Neden bu dili ogrenmek zorundayiz ki?
Dedi.
Kirk yasindan sonra gurbette yasamak zorunda kalan ben, ayni sancilari ceken ben, kendini yasaminin sifir noktasinda; gecmissiz, sarkisiz, turkusuz, siirsiz eksik hisseden, anladigi dili duymaya hasretleri yasayan ben; uzuntuyle:
-Haklisin Zohre, neden buradayiz biz?
 Buyukleriniz daha akilli olsaydi bugun ne sen buradaydin ne de ben… 
Deyiverdim.
-Buyuklerimize toprak sozu vermisler… Ama sozlerini tutmadilar…Din kardesiyiz diye kandirmislar.
Dedi ihanete ugramislarin hayal kirikligiyla.
-Bak Zohre; sen ve ben su kurs sirasinda birbirimizi tanidik, bir kahve icmisligimiz bile yok degil mi?
-Evet yok.
-Paraya da ihtiyacimiz var degil mi?
-Evet.
-Biliyor musun  onume milyar serseler, bir kahve icmisligim bile olmayan seni olduremem ben.
Degil ki asirlarca komsuluk edip,  ekmegini yedigim insanlari………….
Ikimiz de acilarimizin utancindaydik o an…
-Ben zaten dinimden de milletimden de utaniyorum.
Dediginde, susmakti payima dusen.

Son haftalarda memleketimdeki manzaralar o kadar yuz yil once yasananlara benzer ki urkerim bu baristan, korkarim halklar icin…
Yine gizlide verilen sozler var, yine dogal insan haklarina olan taleplere "Tamam" dème halleri var.
Yuz yil once cekilmis bir fotograf vardir zihnimde hepinizin bildigi. Hani; mesrutiyetin ilanindan sonra her dilde ozgurluk siloganlarinin tasindigi pankartlarla yuruyen Beyoglundaki kalabaligin umut dolu, sevinc dolu fotografi.
Tasnak Partisi'nin secimlere birlikte girecek kadar guvendigi  Ittihat ve Terakki'nin ihanetini, Tasnaklara attigi dost kazigini hatirlarim. Tasnaklar'in uzagi gorememe handikaplarinin faturasini Ermeni halki odedi ne yazik ki. Yuz yildir; hala yedikleri bu dost(!) kaziginin travmasini yasamaktalar ki yasananlara bir faydasi yoktur gayri. Olan olmustur...

Yukarida alintiladigim  sozlerinde Vaiz hakliysa diye korkarim…
Ya gercekten "Gunesin altinda yeni birsey yoksa." ????
Sahnedeki oyun hep ayniysa ve sadece oyuncular degisiyorsa?
Ermenilerden sonra sira Kurd halkindaysa?
Ya onlarin da liderleri Tasnak Partisi liderleri gibi yaniliyorsa?
Liderlerinin yanlis kararlarinin bedellerini yine halk odeyecek diye korkarim…
"1915 Ermeniler, 2015 Kurtler, 2115 Turkler mi?"* baslikli yazimda sordugum sorularda dolanir zihnim, yanilmayi herseyden cok isteyerek.
Kurd aydinlarinin omuzlarinda tasidiklari sorumlulugun buyuklugunu bu baglamda degerlendirdiklerini umuyorum...

Ekonomik, sosyolojik, lojistik, jeopolitik, uluslarasi emperyalist cikarlarin  literaturune dair kitabî sozler etmeyi cok  da anlamli bulmam cunku bilirim ki Enver ve Talat pasalar, Hitler gibi liderler tek baslarina birakilsalar, bu buyuk insanlik ayiplarini isleyemezlerdi. Lideri olduklari  toplumu olusturan bireylerin her birinin sorumlulugunu unutarak, trajedilerle biten sonuclari doguran nedenleri incelemek, en onemli  noktayi gozardi etmek olacaktir.
Bireyin kisiliginde dugumlenir ya da cozulur tum sorunlari insanligin.
Dini duygulari, kiskanclik, intikam, nefret duygulari basrolu oynar bu suca ortak olan bireyin her eyleminde.
Neden birileri saklarken komsusunu,  bir digeri oldurur?
Neden; VICDAN kimi yureklerde hukum surerken, kimi yureklerde kayip ilanlariyla aranir olur?
Bana gore cevaplanmasi  gereken soru ve sagaltilmasi icin careler aranmasi gereken bu  olmalidir…

Kurd aydinlarina mektubumdur diye baslik attim cunku yillardir  kendilerine sormayi istedigim tek bir sorum var.
Samimiyetle cevaplamalari gereken onemli bir sorudur bu:
Sayet Diyarbakir cezaevinde yasanan iskenceler olmasaydi, koruculuk denen ihanet olmasaydi, faili mechuller yasanmasaydi, bosaltilan binlerce koy olmasaydi, dilinizi konusup, cocuklariniza Kurdce adlar verebilseydiniz  ve   vaad edilen topraklar, Ermeni kiyimindan sonra din kardesleriniz tarafindan size verilseydi, bu gun yine de ozur diler miydiniz Hay komsularinizdan?
Filla komsularinizdan diler miydiniz bu ozuru,  suc ortakliginiz icin ?
Yoksa susup,   inkarda da suc ortakligina devam mi ederdiniz?
Yuz yil once Kurd halkina vaad edilen Bati Ermenistan'i elde etmis olsaydiniz,  Ermeni halkinin yasadigi acilari hissederek, ta yureginizde duyacak  miydiniz?
Bu sorunun cevabinda gizlidir insan olmanin onurlu durusu ya da utanci…


Anjel Dikme
24-Nisan-2013
Paris


*http://anjeldikme.blogspot.ch/2011/01/1915-ermeniler-2015-kurtler-2115.html


Bu yazi Newroz Gazetesi icin yazilmis, Hur Bakis ve Aykiri Dogrular sitelerinde yayinlanmistir.