İnsana Yolculuk

İnsana Yolculuk
www.norradyo.com

21 Kasım 2010 Pazar

UTANDIM! UTANIYORUM!

Yazmaliyim yine, biliyorum...
Surekli, periyodik yazilar zorlar beni...
Hissetmeden  yazamam ki ben...
Su an yazarim cunku bogulmaktayim duygularda...
Ne cok sey yasadim su son on gunde...
Almanya'daydim; Munih'te...
Sunucusuydum gecenin...
Derginin Ermenice bolumunun de sorumlusu olarak bulunuyordum salonda...
Cagdas Ozan Dergisi icin duzenlenen yardimlasma gecesinde beni gormek icin besyuz kilometre yapan Feride Kolikan, taaaaaaa Diyarbakir'lardan gelen  Birsen Inal canlarla bulusmanin ve ete kemige burunmus bir tanismanin keyfini yasadim...
Alevi pirlerinin, dedelerinin bulundugu mecliste cehaletimi besleme firsatini 
bulmanin keyfini surdugum saatler yasadim sabahin altilarina dek...
Sonra...
Iste en zoru buydu canlar...
Bir nazi kampina seyahat...
Seyahat (!)... 
Bu sozcuk ne terbiyesizce degil mi?
Ama yaptigimiz buydu...
Sergileniyordu hersey ve bizler turist olarak geziyorduk o tasfiri imkansiz acilarin yasandigi mekanlari...
Hayalimizde canlandirmaya calisiyorduk bu mekanlarda yasanan acilari .
Ne buyuk ahmaklik...
Firinlari gezerken, gaz odalarinin hala buz gibi  havasini solurken, yattiklari ranzalara dokunup gezerken neydi amacimiz?
Anlamak mi o masumlarin acilarini?
INSAN KARDESLERIMIN  bizlere yasattigi utancin nedenlerini kavramak mi?
Ne kadar ahmak oldugumuzun tespiti ve tescili mi?
Gezdim odalari tek tek...
Ranzalarin bulundugu odalar, sonra esyalarini koyduklari iki karis genisligindeki dolaplarin oldugu oda...
Iste benim koptugum an orada kondu sahneye yasam sahnesinde...
Dolap kapaklarinin uzerinde isimler vardi yazilmis, onlari hissetmek 'sizlerleyim', 'acilariniz acilarimdir' demek icin ellerimi koydum ahsap dolap kapaklarina., hissettmeye calistim ruhlarini, sanki oradaydilar...
Ilerledim, ilerledim ve inanamadim gozlerime...
Okudum, okudum, bir daha okudum gercekti gordugum...
Ne mi gormustum?
MHP ve 3 hilal kazilmisti kapiya...
Dondum...Oldum...Yasamiyordum artik...
Ne anlami vardi ki yasamamin...
Yoktum...Hictim...
Utandim...Utandim...Utandim...
Olaylarin yasandigi yillardan cooooooook sonra bunu buraya kaziyan kardesim adina utandim...
Ne demek istemisti?
Yine yapariz, buradayiz mi?
Iyi ki yapmislar mi?
Bense hep naif sorar dururum; kim ne kazanir bundan?
Kimdir galibi tum bu acilarin?
Ne olur beni ikna edecek bir cevap verin canlar...
Yoksa boguluruz hep birlikte bu utancin agirliginda...
INSANIM demesin kimse artik...
Bunu demezsek sayet, diyemiyorsak sayet peki neyiz biz canlar?
Neyiz BIZ?

Paris
Anjel Dikme
19/11/2010
04/45/39







2 Kasım 2010 Salı

http://www.ted.com/talks/lang/tur/jill_bolte_taylor_s_powerful_stroke_of_insight.html

http://www.ted.com/talks/lang/tur/jill_bolte_taylor_s_powerful_stroke_of_insight.html

OGRENDIM


"Kisaca,  butun is ne yazmak istedigini bilmektedir: kelebekler ya da Yahudilerin durumu...ve bildikten sonra geriye bunu nasil yazacagin kalir. Cogu kez bu iki secim bir aradadir ama iyi yazarlarda hicbir zaman ikinci birinciden once gelmez. Giraudoux'nun "Butun is uslubu bulmaktir, fikir arkadan gelir" dedigini biliyorum. Ama yaniliyordu; fikir arkadan gelmedi." diyor Jean-Paul Sartre DERDINI SOZCUKLERLE  DILE GETIRMEK BASKADIR! YAZMAK NEDIR?baslikli yazisinda...(http://www.cafrande.org/?p=22040)
Ne cok hakliydi; "Fikir arkadan gelmiyordu."
Baska bir gun olsa belki de anlayamayacaktim,  ya da en azindan bu gunku kadar net kavrayamayacaktim Sartre'in soylemek istedigini...
Neden  mi alintiladim bu paragrafi?
Anlatayim...
Toplumsal yakinlasma platformu icin dun bir yazi yazdim...
Basligi YUZLESME idi...
Bir iki haftadir okuduklarim, bulundugum ortamlarda konusulanlar, izlediklerim sanki tum aksi duruslara, tum engelleme cabalarina ragmen, bende;  dunyada bir YUZLESME  furyasi yasaniyormus algisini olusturmustu...
Once; solda yasanan yuzlesmeyi izliyordum, bazi guruplarda kran krana gecen  bir hesaplasma sureciydi yasanan...
Sonra; e postama gelen bir ermenice mektuptu ki bunu  o hafta HAYEREN NAMAGNER  programimda okuyup, Ermeni halkinin da kendi icindeki, asirlardan tasiyarak bugunlere kemiklesmis bir halde, kotu bir miras olarak getirdigi sorunlarla YUZLESME vakti hala gelmedi mi ? sorusuydu cevabi aranan...
Ucuncusu; Fransiz televizyonunda Cezayir asilli bir yazarin, ulkesindeyken Fransiz ordusunun halka yasattiklarinin sahitligini yapan kitabinin icerigiyle baglantili olarak hazirlanmis belgesel tadindaki programi izlememdi...
Sanki neyi okusam, neyi izlesem, hangi toplantiya gitsem hep bir YUZLESME vardi  beni karsilayan...
Yuzlesmelere sahit oluyordum arka arkaya....
Iste bu yasadiklarim dogrultusunda bir YUZLESME  yazisi yazmayi dusundum.Uc (3) bolumluk bir yazi serisiydi planladigim. Once; solun yuzlesmesine dair kendi amator sahitligimle 16 yasimdan itibaren yolumun SOL'la kesistigi 
 kosebasilarinda gorduklerimden, kendi algimla vardigim sonuclardi paylastigim... 
Yazida adi gecen insanlara yolladim once yaziyi, sevgili Sinan'la birlikte....
Ne yazik ki yazida adlari gecenlerden,  adlarini cikarmam  talebi gelince  ben yaziyi oldugu gibi arsivime kaldirma karari aldim ve Sinan'a baska yazi yazacagimi soyledim...
Iste benim sancim bundan sonra basladi...
Uzulmustum...
Zihnim sifirlanmisti sanki...
Ve bugun  hic durmadan okudum, aradigim cevabi Sartre'in uzun yazisindaki bu paragrafta buldum...
Onlarca sey olsa da yazilacak, konunun kendisi net olarak secilmemisse yazamiyordunuz...
Once zihnimde yazildigindan metinler, bulanik bir suysa zihnim zor, cok zordu sozcuklerin benimle bulusmalari... 
Ogrendim...
Buradan cikan ders ne midir?
Birakin o da bana kalsin....

Anjel Dikme
Paris
02:11