İnsana Yolculuk

İnsana Yolculuk
www.norradyo.com

28 Temmuz 2012 Cumartesi

Kayip kita Mu


Bu gece Türk kardeşlerimin argümanlarını izledim ve okudum.
Türklerin kayip kita  Mu'dan geldiklerini one suruyorlar. 
Asla hayir demek gibi bir niyetim yok.
Saygiyla izledim her anlatilani, öncelikle bilinsin isterim…
Bu görüşler; béni daha fazla düşüncelere ve sorulara gebe birakti gece gece.
Gelişmis bir medeniyetin batan adayla yok olduğu, burada yaşayan insanlarin Asya'ya, Meksika'ya göç ettiklerini savunuyorlar.
Hepsini doğru kabul ediyorum. 
Aksini iddia etmek gibi bir haddini bilmemezlik yapmayacağım, uzman kimliğim olmadığından.
Konunun bana düşündürdüklerini paylaşacağım siz okurlarımla.
Atlantisten daha önce battığı söylenen bir ada bu.
Adadan öte, bir kıta olduğu  da duyduklarım arasında.
Bu kıtadan ılk söz éden James Churchward '(Mu, le continent perdu,
J'ai Lu, coll. " L'aventure mystérieuse ", 1969 (1ère éd. 1926))*(1)
Hala dinlemeye devam ettiğim programa göre, 'Tarih bir
 silahtır.' 
Çin uygarlığının 'Türklerin inşa ettiği piramitleri ağaçlandırarak, doğal birer tepe görüntüsü vermeye çalışmasının nedeni, kendisinden önce bir başka uygarlığın izlerini kapama çabasıdır.'
'Tarih bir silahtır' sözünün içeriği budur, programcı ve konuğuna göre…(2)
Kafama soruların üşüşmesi için bu kadarı bile yetiyor.
Farzedelim ki bu gelişmiş halk mecbur kalıp yeryuzune yayıldı.
Benim anlayamadığım bu kadar gelişmiş medeni bir halk neden göçmek zorunda kaldığı topraklardaki öteki kavim halkları yok etmeye çalıştı?
Neden var ederek değil de, yok ederek sürdürmeyi seçti yeni yaşamını?
Anlatılanlardan; doğal afetler sonucu göçmek zorunda kaldıklarını anlıyoruz.
Yani bir savaş değil ülkelerini, medeniyetlerini kaybetmelerinin nedeni.
O halde neden saygı duyma yetilerini hiç ederek, yaklaşmışlardı tüm karşılarına çıkan halklara?
Sorarım bu soruları çünkü medeniyet bana göre; öteki denerek suni yaratılmış olana, empati edebilme becerisiyle ölçülür.
Daha onceki bir yazımda da vurgulamıştım, tekrar soruyorum: Tüm DÜNYA müslüman Türk olsa, yeryüzümüzün güncel yaşadığı sorunların tümü çözüm bulacak mı?
Bu mudur derdimiz?
Müslüman Türk olmak mıdır?
Hallolacak mı açlık?
Hallolacak mı emeğin sömürüsü?
Babanın kızına tecavüzü bitecek mi?
Emperyalizm dedikleri kabusa son verebilecek misiniz?
Doğayla iç içe yaşamayı seçen insan kardeşlerinize, sınır var, yasa var demeden hakları olan özgürlüğü sağlayabilecek misiniz?
Paranın, bir kağıt parçasının krallığına son verebilecek misiniz?
'Çok zor mu diyorsunuz?' 
O halde boşa konuşuyorsunuz…
Haylar da bilmem kaç bin yıllık tarihleri olduğunu söylüyor. 
Kürtler keza öyle…
Avrupa medeniyetinden(!) hiç söz etmiyeceğim.
Tüm halklar ne kadar eski tarihleri olduğunun ıspatı için yarışta adeta.
Eeee ne olmuş yani?
Hepiniz çoooook eski, köklü uygarlıklarsınız anladık.
Bugün ne yaparsınız ona bakalım derim ben…
Bügün kime hayrınız dokunur?
Savaştan, kandan, yasaktan, kötülükten başka bir  marifetiniz var mıdır?
Hali ortalık yerde durur insanoğlunun...
Bu mudur 'Köklü uygarlık' dediğiniz?
Bu mudur mirasınız?
Onca sahiplenmeye çalıştığınız atalarınızdan hiç mi utanmıyorsunuz?
Onlar adina benim yaptiklarinizdan ve sizlerden utanan...
Anjel Dikme
Paris
28-7-2012
01:20
*(1) http://www.oeildusphinx.com/lemump_03.html
(2) http://www.youtube.com/watch?feature=endscreen&v=8hVFOIoaEik&NR=1
(3)http://www.youtube.com/watch?v=GaZU9x-4KOU

1 Temmuz 2012 Pazar

Lilith'in kizlari uyanin gayri, yoksa ortacağ ateslerinde cadi diye yakilmamiz yakindir!


Günlerdir  izlerim, okurum söylediklerini, ettiklerini 'Bay Erkeklerin'.
Yok efendim; "Fasulyeyi haşlamadan pişiren" kadınların varlığının
 ne kadar vahim(!) olduğunu toplumumuzun geleceği icin. 
Yok efendim; "Kürtaj ve sezeryanla doğum cinayetmis."

En başından başlayalım durumu okumaya ne dersiniz?
Kürtaj nedir?
Hamile kalan bir kadinin çocuğunu aldırmasıdır.
Peki neden, nasil hamile kalir bir kadin?
Cinsel birleşmeyle değil mi?
Peki bu nasil olur?
Erkek ve kadin ikilisiyle.
Peki bir erkek istemezse bir kadin hamile kalabilir mi?
HAYIR!
Kocasının istemediği bir çocuğa sahip olabilmek için 
ne gibi yollara basvurduklarını çokca dinledim hemcinslerimden.
"Sarhoş olduğu bir gece hamile kaldim ve ikinci (üçüncü… vs.) 
 çocuğumu doğurdum."  diyen çokca kadın bilirim.
Bu ne démektir?
Şu demektir ki; cinsiyetini belirleyen erkek olduğu gibi, hamile birakabilen de erkektir.
O istemediği sürece hamilelik denen olay yaşanamaz.
Bu durumda ne yapmaliyiz?
Erkekleri eğitmeliyiz sayin basbakan.
Hamileliğin bütün sorumluluğunu  kadınlara yıkıp kurtulamazsiniz.
Amacınızı bilirim sizin.
Haklısınız kadınlardan korkmakta.
Lilith'in kızları korkutur sizi, asırlardır hemcinslerinizi korkuttukları gibi.
Havva'nın kızlarını seversiniz siz bilirim.
Kolaydır Havva Kızları ve onların yetıştirdiği, tek tip insanları idare etmek.
Kolaydir dişiliğinden utanan, bastırılmış kimlikleriyle "Saçı uzun aklı kısa " dediğiniz Havva Kızlarını gütmek.
Ama bitti artik o saltanatınız.
Bitti; sahte gündemler yaratarak oyaladığınız Anadolumun kadınlarınlarının körlüğü.
Bitti; ortaçağda verilen  "Cadıdır bu yakılmalıdır!" emirlerinin gücü.
Kadınları meşgul ederek istediğiniz kanunları geçiriverdiniz meclisten, görmedik mi sanırsınız?
HES'e karşı  direnen köylülere neler yaptığınızı, ölenleri bilmez miyiz sanırsınız? 
Öğrenciler eşit eğitim istediği, bir genç puşi taktığı, vicdani redciler silah tutmayi, öldürmeyi redettiği, işçiler ve  köylüler haklarını korumaya çalıştıkları için gösterdiğiniz öfkeyi, uyguladiğınız Tiran zulmünü izlemez miyiz sanırsınız?
Biz kadinlar, sakız çiğnerken yürüyemeyen 'Bay Erkek' hemcinslerinizden degiliz sayin basbakan.
On işi birden yaparız, on şeyi birden görür gözlerimiz.
Işte budur siz ve sizin gibileri korkutan bilirim ve bence korkmakta haklisiniz derim ama 'Korkunun ecele bir faydasi yoktur.' bunu  da iyi bilirsiniz.

Köylerde doğum sırasında hayatını kaybeden kadınların, sayfa sayfa haberlerini okuduğum günleri unutmuyorum.
Sezaryen yöntemiyle doğum uygulamasi başladığından beri duymaz olduk bu ölümleri.
Nedir istediğiniz?
Kadın sadece doğursun, sonra ölse de önemli değil öyle mi?
Size; sisteminizi ve iktidarınızı rahatça sürdürmenize hizmet edecek, doğurgan, "Fasülyeyi haşlayıp pişiren" Havva Kızları lazım öyle mi?
Çok yazik!

Lilith'in Kızlarının; gereken cevapları vermekte sergiledikleri reflekslerinin her biçiminin, kadınların inşa edeceği geleceğimize olan umudumu diri tutmama vesile olduğunu belirterek,  birkaş söz de kürtaja dair söylemek isterim.

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek: "Anası olacak kişinin hatasından dolayı çocuk niye suçu çekiyor. Anası kendisini öldürsün" demiş.

"Anası olacak kişi" diyerek nasıl da çirkin bir dil kullanilmis.
"Anası olacak kişiler"'in çoğu zaman babasının, ağabeyinin, ensest iliskilerin kurbanları, mağdurları olduklarini bilmezmiscesine, böylesine sığ, ilkel, duygusuz, insanliktan uzak bir değerlendirmeyle konusmanızı kınıyorum.
O; babalara, ağabeylere, amcalara edecek hiç mi sözünüz olmaz sizin?
Vicdan hiç mi uğramaz yureğinize?

"Yuregimi bir el boguyor…*
Toplumun; yaşama, insana ve kadına dair duruşunun ikiyüzlülüğü hiç bu kadar çırılçıplak kalmamıştı...
"Kadınlar başını örtsün, evde otursun, tahrik oluyoruz" diyenler icin bulduğum çözümü uygulamaya koyma vakti geldi diye düşünüyorum..
Nedir mi önerim?
Erkekler evde oturmalı, toplum içine çıkmaları yasaklanmalı!
Madem tahrik olan onlar, eve kapatılması gereken de onlardır diye düşünmüşümdür her zaman...
Kesinlikle, gecikmeden bu tedbir alınmalı, kadınları bırakıp, çocuklardan tahrik olmaya da başladılarsa bu gidişat ürperticidir...
Hastahaneden dışarı salınan bir ruh hastası kadar tehlikelidirler...
Kadının bir 'Delikten', erkeğin ise 'Yüz gıram etten' ibaret sanan bu insan müsvetteleri için sarfedeceğim sözcüklerim bile bana gücenecektir bilirim...
Bu nedenle susarım...
Kulaklarımda; o çocukların ruhlarının yakarışlarıyla susarım...
Toplumun iki yüzlülüğünün utancıyla susarım…"

Aslında hep yaşanan, hep olan  ama 'namus' denen, erkek hegemonyasının yarattığı ve kadının bacak arasına sıkıştırdığı bu sahte, iki yüzlü ve korkakça bulduğum kavramın kuşatılmışlığında yaşamaya alıştırılmış toplumun asla konuşmaya cesaret edemediği bu konular artık güneş ışığının aydınlığından yakasını kurtaramayacaktır...

Babası tarafından tacize uğradığını söylediği için babasının yakınları tarafından, sokakta görüldüğünde "Bizi rezil ettin "diyerek yüzüne tükürülen ve bu adaletsiz tavırdan sonra intiharı seçen genç kızın düşürüldüğü 'utanç ve suçluluk' duygularını, suça ve suçluya arka çıkan ikiyüzlü toplum bireylerinin anlama zamani da gelmistir gayri...

 Susan herkes, her birey susarak bu ikiyüzlü duruşa ortak olduğunu bilmelidir artık...

Masum ruhlar yaralandıkca huzura eremeyecegimizi de…"

Bugun tekrar ve tekrar yineliyorum düşüncemi; 'Bay Erkekler' sizler üzülmeyin, yorulmayın, kafanızı ise hiiiççç yormayın. Oturun evlerde, merak etmeyin camlara tahta panjurlar da yaparız tahrik olmanıza vesile olabilecek görüntülerden sizleri koruyup, günaha girmenize engel olmak için. 
Biz kadınlar çalışır, bakarız sizlere.
"Doğru pişirilmiş kuru fasulyelerinizi" de getiririz iş dönüşü.
Boylece "Siz sağ, biz selamet…"


Anjel Dikme
Paris
12-06-2012
23:46


*http://anjeldikme.blogspot.fr/2010/05/ikiyuzlu-namus-utansin-gayri_03.html








EY INSAN KARDESIM UYAN ARTIK ! INSAN HALKIM UYAN GAYRI!